Hayatımda ilk defa kendimi daha öncekine göre gerilemiş, daha kötüye gitmiş olarak görüyorum. Böyle bi şey nasıl olabilir bilmiyorum ama son 5-6 aydır beynimi güç tasarrufuna almış gibiyim. Konuşma dilinde kullandığım kelime dağarcığım çok daraldı ve sorulara/sorunlara bakış açım fazlasıyla yüzeyselleşti ve sığlaştı. Problem çözme ve analitik düşünme yeteneklerimde de hayli gerileme söz konusu. Son birkaç aydır yoğunlukla maruz kaldığım sohbet konusu ise "başka esnafların başarı/-sızlık hikayeleri" ve "günlük ciro hesapları" //çok meraklıyız başkalarının kazançlarına.
Bu yazıları yazarken büründüğüm bi rol vardı, aslında sana ya da başkasına değil; daha iyi öğrenebilmem için kendime yazdığım bu notları, bana yazdıran bi kişiliğim vardı. Onu da unuttuğumu fark ettim //uzun zamandır role giremiyorum.
Yazımda kullandığım bu fotoğraftaki adam, Cathédrale Notre-Dame de Paris'in yanışıyla yaşadığı ve yaşattığı duygu; sevdiğin birinin başına feci bir olay gelmişcesine gerçek ve o kadar yoğun ki hisleri o an fotoğrafı çeken kişiye yansımış olacak, o da bu anı kaçırmak istememiş. Notre-Dame yangını benim keşkelerim, amca ise benim ta kendim.
Yazımda kullandığım bu fotoğraftaki adam, Cathédrale Notre-Dame de Paris'in yanışıyla yaşadığı ve yaşattığı duygu; sevdiğin birinin başına feci bir olay gelmişcesine gerçek ve o kadar yoğun ki hisleri o an fotoğrafı çeken kişiye yansımış olacak, o da bu anı kaçırmak istememiş. Notre-Dame yangını benim keşkelerim, amca ise benim ta kendim.
Oyunlara olan bağımlılığım konusunu sanırım çözdüm ve bana yaşattığı kısa süreli dopamin yoksunluğundan ötürü sıkıntıyı aştım, artık yaşamıyorum. //bu konu benim için önemli bi süreçti, kurtulduğum için çok mutluyum. Moba, fps ya da survival tarzda bir oyunda maç kazanma hissiyle, sosyal medyada daha fazla beğeni/etkileşim almanın verdiği haz aynıdır; artarak çoğalan bu histen kurtulmak için bir süre sosyal medyayı silip ondan uzaklaşmak iyi olabilir. //Söz konusu nacizane tavsiyem oyunlar için tarafımdan test edildi, onaylandı.
Henüz 22 yaşında ve yaşama arzumun bu kadar düşük seviyede olması beni derinden üzüyor, üstelik elle tutulur hiçbir başarıya mahzar olmamışken. Ronaldo ve Messi'yi hiç anlayamıyorum, adamlar alanında en iyinin en iyisinin de en mükemmel ötesi olmalarına rağmen bıkmadan, aşkla çalışıp; gelişmeye, üstüne koymaya, kendi rekorlarına yenilerini eklemeye devam ediyorlar. Çalışıp elde ettiği hiçbir şey olmayan ben çalışmamaya ve başarısızlık yokuşunda yuvarlanmaya devam ediyorum. //Evet, başarısızlık yokuştur ve kötüye gitmesi daha basittir.
Ağlamayı kes! Kendi "keşke"lerimin zırıltısını yaptığım bu yazıya, benim gibi umutsuzluğa düşen kimseye tavsiyemle devam etmek istiyorum: bir CV doldur. Bunu yaparken veremediğin her cevap bir tokat gibi patlayacak yüzünde. Ben bu yaşıma kadar nasıl bu kadar boş durmuşum, diyeceksin kendi kendine. Hatta yarın bitecek olan Seeds for the Future 2019 başvurusu için bıraktığım linke tıklayıp kendi analizine bununla başla ya da başlama, kaçmaya devam et, çıkma sakın güvenli hissettiğin o limandan. Ancak unutma ki fırtınalı denizler, usta denizciler yetiştirir.
Keşke, çok pahalı bir kelimedir ve eğer kullanılıyorsa bedeli çoktan ödenmiştir, zamanla... Bonkör davranmak yararımıza olmayacaktır, keşkelerimizi savurmaktansa büyük fırsatların anlık cevaplarında saklı olan sihirli kelimeyi söyleyebilmeliyiz... Hayır. Çok ucuz bir kelime ve en büyük zenginliğimizi, vaktimizi koruyor; doğru şekilde değerlendirmek için şans tanıyor. Hayır, emrivakilerin en büyük düşmanı; bağımsızlığın dostu, gelecek için inşa edilen binanın merkezi sütunu. Her gün sosyal medyaya 10 dakika Hayır, rafta durmaktan tozlanan kitaplara 10 dakika ayır.
Bir muhasebemin daha sonuna geldik, kendi kendimi önce gömdüm sonra dövdüm. Kıymetli zamanın için teşekkürler..
Yorumlar
Yorum Gönder