Herkes şu anki aklım olsa 90'larda Zekeriyaköy'den şu kadar arsa alırdım, 2000'li yılların başında şu kadar domain alırdım, 2010'dan sonraki yıllarda şu kadar Bitcoin alırdım diyor. Ne kadar basit di mi? Şu anki aklım o zaman gitse... Ya arkadaş biraz da 10-20 yıl sonra günümüz teknolojisinin ilerleyişine bakarak ne tür alanlar oluşabilir diyip yatırımı şuraya yapalım diyen yok. //Gerçi bunu fark eden yatırımını yapıyordur, fark etmeyenin de öğrenmesine gerek olduğunu düşünmüyordur.
Üstün yatırım tavsiyeleri verebilecek bi pozisyonda değilim maalesef bu yüzden ufak çaplı işe yarayacağını düşündüğüm birkaç fikrim var ve bunlardan bahsedeceğim. Öncelikle kendimize soralım, bundan 5-10-15 yıl sonra benimle gelecek olan neler var?
-Okuduklarımız, gördüklerimiz, yaşadıklarımız kısaca ne ektiysek onlar...
Altına ya da dövize yatırım yapacak durumda değilsek, insana ya da kendimize yatırım yapmalıyız.
İnsana yatırım yapmak, tabiriyle kastettiğim gençken pek değer verilmeyen "Network" kavramıdır. Network'ü vefa olarak nitelendiriyorum bu yaşlarda çünkü eğer liseden veya ilkokuldan bi arkadaşını bayramda bile aramıyorsan(toplu mesajlar -1) zamandan kazanç, vefadan kayıp vardır. Kim olduğu önemli değil, yarın öbür gün kaportacı olsa dahi işine yarayacaktır. Burdan yüksek potansiyelli arkadaşlarla irtibata devam etmek gibi bi yargıda bulunulabilir bu tamamen "profesyonellik" olacaktır. Son olarak bir Kızılderili atasözüyle bitirmek istiyorum: İhanet arkadaşlık zincirini karartır, fakat vefa onu her zamankinden parlak yapar. //Sizin zincirleriniz parlak olsun.
Kendimiz için en büyük yatırım tavsiyem(en azından yazın evde yatmak, boş boş kafelerde vakit öldürmek yerine) kitap okuyup ufkunuzu genişletebilir, yıllardır gitmeye üşendiğiniz Topkapı Sarayı Müzesi'ne(ya da hangi müze/sanat galerisi vs. olursa) giderek tarihi/sanatı yakından görerek yaşayabilir, belgesellerle kendinize saatlerce süren araştırmalarla dahi katamayacağınız bilgiler katabilir ya da film/müzik zevklerinize yenilerini katabilirsiniz.
10 yıl sonra buralar hep dutluktu almadık, pişman olduk dememek için zaman heybenizden çıkardıklarınıza dikkat edin.
Abdullah Karaman sahneden seyircilerin üzerine atlıyor ve insan sörfüyle uğurlanıyor...
Üstün yatırım tavsiyeleri verebilecek bi pozisyonda değilim maalesef bu yüzden ufak çaplı işe yarayacağını düşündüğüm birkaç fikrim var ve bunlardan bahsedeceğim. Öncelikle kendimize soralım, bundan 5-10-15 yıl sonra benimle gelecek olan neler var?
-Okuduklarımız, gördüklerimiz, yaşadıklarımız kısaca ne ektiysek onlar...
Altına ya da dövize yatırım yapacak durumda değilsek, insana ya da kendimize yatırım yapmalıyız.
İnsana yatırım yapmak, tabiriyle kastettiğim gençken pek değer verilmeyen "Network" kavramıdır. Network'ü vefa olarak nitelendiriyorum bu yaşlarda çünkü eğer liseden veya ilkokuldan bi arkadaşını bayramda bile aramıyorsan(toplu mesajlar -1) zamandan kazanç, vefadan kayıp vardır. Kim olduğu önemli değil, yarın öbür gün kaportacı olsa dahi işine yarayacaktır. Burdan yüksek potansiyelli arkadaşlarla irtibata devam etmek gibi bi yargıda bulunulabilir bu tamamen "profesyonellik" olacaktır. Son olarak bir Kızılderili atasözüyle bitirmek istiyorum: İhanet arkadaşlık zincirini karartır, fakat vefa onu her zamankinden parlak yapar. //Sizin zincirleriniz parlak olsun.
Kendimiz için en büyük yatırım tavsiyem(en azından yazın evde yatmak, boş boş kafelerde vakit öldürmek yerine) kitap okuyup ufkunuzu genişletebilir, yıllardır gitmeye üşendiğiniz Topkapı Sarayı Müzesi'ne(ya da hangi müze/sanat galerisi vs. olursa) giderek tarihi/sanatı yakından görerek yaşayabilir, belgesellerle kendinize saatlerce süren araştırmalarla dahi katamayacağınız bilgiler katabilir ya da film/müzik zevklerinize yenilerini katabilirsiniz.
10 yıl sonra buralar hep dutluktu almadık, pişman olduk dememek için zaman heybenizden çıkardıklarınıza dikkat edin.
Abdullah Karaman sahneden seyircilerin üzerine atlıyor ve insan sörfüyle uğurlanıyor...

Yorumlar
Yorum Gönder